Din Bürokrasisi - Yapısı, Konumu ve Gelişimi

Din Bürokrasisi - Yapısı, Konumu ve Gelişimi

8,91 TL
% 29  indirimli
Liste Fiyatı: 12,50 TL
SATIŞ YOK (TÜKENMİŞ)
Yazar: Doç. Dr. Davut Dursun
Yayıncı: İŞARET YAYINLARI
ISBN: 9753500092
Baskı Sayısı: 1. Baskı
Dil: TÜRKÇE
Sayfa Sayısı: 240
Cilt Tipi: Karton Kapak
Kağıt Cinsi: 1. Hm. Kağıt
Boyut: 12 x 20 cm
+
-
Birey ve toplum davranışlarını insanlığın her döneminde şu veya bu şekilde etkilemekte olan din, hem ilahiyatçıların hem de sosyal bilimcilerin ilgi alanına giren bir konudur. Dinin toplumsal hayatta yaşanan biçimiyle anlaşılması ve açıklanabilmesi, esas itibariyle tarihsel toplumsal gelişim çizgisinin izlenmesini zorunlu hale getirmektedir. Bir toplumun tarihinde dinsel yoğunluk hep aynı noktada kalmamıştır. Birden çok kişiyi ilgilendiren ve paylaşılan bir olay, olgu veya kurum, zaman içinde varlığını ve etkinliğini sürdürebilmesi için bürokratik yöntemlerle örgütlenmek zorundadır. Bu durum bir ekonomik faaliyet, bir idari görev için olduğu gibi din için de böyledir ve bu nedenle her din için sosyolojik anlamda bir din bürokrasisi realitesi bulunmaktadır.
Bir toplum yapısında örgütlü dini ifade eden Din Bürokrasisi'nin tarihsel seyri ve siyasi-idari sistemle ilişkileri, söz konusu toplumun siyasal ve sosyal tarihinin ana dinamiklerinden birini, hatta başlıcasını oluşturmaktadır. Bu kitapta genel olarak Din Bürokrasisi'nin ve özellikle de Türkiye'dekinin tarihsel gelişimini ve bu süreç içerisindeki değişimini siyasi-idari sistemle ilişkiler açısından okuyacaksınız. İslamiyet'in örgütlenişi ve on dört yüzyıllık gelişimi, hem değişik milletlerde farklı özellikler göstermiş, hem de Hıristiyanlık'tan ayrı bir yapı ortaya koymuştur. Hz. Peygamber ve Dört Halife döneminde muvahhit bir yapıda beliren İslam, siyasal sistemin saltanata dönüşmesiyle zaman içerisinde ikili bir yapı şeklinde gelişmiştir. Osmanlılarda toplumda ve idarede son derece etkin bir konuma sahip olan Din Bürokrasisi Cumhuriyet döneminde siyasal kadroların marifetiyle son derece marjinal bir kurum haline dönüştürülerek siyasi-idari sistemin denetimine sokulmuştur. Bugün anayasal bakımdan laik bir yapıda olan siyasi-idari sistemle Din Bürokrasisi arasındaki ilişkiler, hem Batı ülkelerinden, hem de diğer İslam ülkelerinden farklı bir tablo oluşturmaktadır.
 loading